Forum Kimler Online
Go Back   Ezberim > Genel Sağlık > Sağlık > Kulak Burun Boğaz
Kayıt ol Forumları Okundu Kabul Et


Gripten Korunma Yolları

Sağlık kategorisinde ve Kulak Burun Boğaz forumunda bulunan Gripten Korunma Yolları konusunu görüntülemektesiniz.
Gripten Korunma Yolları Grip virüsünün vücuda girmesi ile başlayan bulgular ekseriyetle 7-10 günde iyileşme ile sonuçlansa da, bazen sinüzit, bronşit ...





Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler
  #1  
Alt 07-01-2008, 17:36
 
Standart Gripten Korunma Yolları

"Sponsorlu Bağlantılar"

 


Gripten Korunma Yolları

Grip virüsünün vücuda girmesi ile başlayan bulgular ekseriyetle 7-10 günde iyileşme ile sonuçlansa da, bazen sinüzit, bronşit veya zatürre gibi bir takım ciddi enfeksiyonlara sebep olabilirler. Bu nedenle gripten savunma çok ehemmiyetlidir. Bilhassa grip salgınlarının yaygın olduğu hazan ve kış aylarında alacağınız basit tedbirler ile gripten savunabilirsiniz:

Dengeli beslenin

Vücudun ihtiyacı olan protein, karbonhidrat, yağ ve vitaminler yeterli olarak alınmazsa, vücut direnci düşer ve solunum uzuvları mukoza hücreleri de bu vaziyetten etkilenir.

Yeterli miktarda su için

Solunum mukoza hücrelerinin nemli olması, virüs taşıyan damlacıkların tesirine karşı direnci sağlar. Bu nedenle bilhassa su içme ihtiyacının azaldığı kış mevsimi de dahil olmak üzere, her dönemde günde 8-10 bardak su içilmesi yararlıdır.

Düzenli spor yapın

Sıhhatli hayatın bir parçası olan spor, gripten savunmak için de çok ehemmiyetlidir. Yetişkin biri için haftada 3 gün, günde 1 saat olmak üzere spor yapılması yararlıdır.

Stresten uzak durmaya çalışın

Stres, vücut direncini azaltarak hastalıklara davetiye çıkaran en ehemmiyetli etkenlerdendir. Bu nedenle, çeşitli yollar ile stresten uzaklaşmak sıhhatli kalmayı da beraberinde getirecektir.

Sigara içmeyin

Sigara da aynı stres gibi vücut direncini azaltır. Ayrı olarak virüs yüklü damlacıklar, sigara içilen ortamlarda, dumana yapıştıkları için hastalık yapıcı özellikleri artar.

Kalabalık yerlerde kendinizi savunmaya çalışın

Toplu taşıtlar, sinema, tiyatro gibi kalabalık yerlerde grip olan bir kişinin aksırması ile virüsler büyük bir hızla ( 160 km/saat ) hareket ederek 3- 4 metre uzağa yayılabilir. Bu nedenle bilhassa bu tür yerlerde havalandırmanın iyi olmasına dikkat etmek, temizliğe önem vermek gibi basit önlemler ile gripten savunabilirsiniz.

Düzenli uyuyun

Bir gece uykusuz kalındığında, virüslere karşı savaşan vücut hücreleri yarı yarıya azalmaktadır.

Aşırı sıcak ortamlardan kaçının

Bilhassa kış mevsiminde daha çok kapalı ve sıcak ortamlarda bulunmak , solunum mukoza hücre zarlarının kurumasına kapı aralayacağından virüslerin vücuda girişini kolaylaştırabilir.







"Sponsorlu Bağlantılar"

 
"Sponsorlu Bağlantılar"



  #2  
Alt 11-10-2009, 15:19
 
Standart Gribi önlemek için hijyen şart

Gribi önlemek için hijyen şart

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Murat Topbaş, gribal enfeksiyonları önlemenin mümkün olmadığını ama sıklığının ve şiddetinin azaltılabileceğini belirterek, bu tür hastalıklardan korunmada mutlaka kişisel hijyen kurallarına uyulması gerektiğini söyledi.



Doç. Dr. Topbaş, havanın soğuması ve okulların açılmasıyla toplu yaşam ve insanların birbirlerini etkilemesinin büyük oranda arttığını, sadece 15 milyon çocuğun okullarda bir arada bulunduğunu belirtti.

Isı farkının hissedilir oranda arttığını, insanların seyahat etmesinin gribal enfeksiyonlara neden olan mikroorganizmaların bir anda ABD'den Türkiye'ye, Türkiye'den Çin'e gitmesine neden olabileceğini ifade eden Topbaş, şöyle konuştu:

''Bulaşıcı hastalıklar, sıklığı ve sonuçları açısından gözardı edilemez. Bunlardan biri solunum sistemiyle bulaşan hastalıklar. Bunların da aslında yelpazesi çok geniş. İki temel etken var, normal sağlıklı bireylerde. Biri bakteriler, diğeri virüsler. Bunların değişik türleri, bu değişik türlerin de türleri var. Dolayısıyla karşımızda yüzlerce mikroorganizma bulunuyor. Bu hastalıkların ortak belirtisi kırgınlık, bitkinlik, yorgunluk, halsizlikle birlikte şiddetli baş ağrısı, ateşin 38.5 derecenin üzerinde olması, kas ve eklem ağrıları. Bunlar bizi grip tanısına götüren önemli belirtilerden ancak bunun teşhis edilebilmesi için mutlaka kan tahlili yapılması gerekiyor. Yüzlerce mikroorganizma, gribal enfeksiyon adını verdiğimiz durumlara neden olabiliyor.''

Grip mevsimine girildiğine dikkati çeken Topbaş, ''Sıkça rastlanan bu hastalık grubu, kişinin okul başarısından okula devamına, işe devamına kadar birçok durumu etkileyerek ekonomik kayıpları beraberinde getirebiliyor. Bu hastalıkları tamamen önlemek mümkün değil ama sıklığını ve şiddetini azaltmak mümkün'' dedi.

Topbaş, bu tür hastalıklardan korunmada mutlaka kişisel hijyen kurallarına uyulması gerektiğini belirterek, şunları söyledi:

''Kişisel hijyen, bütün hastalıkları önlemede temel noktamızdır. Ellerimizi birbirimize temastan önce, temastan sonra, yemekten önce ve sonra, çoğu zaman ihmal ediyoruz ama tuvalete girmeden önce, çıktıktan sonra mutlaka bol sabunlu suyla tamamen, iyi bir şekilde yıkamamız gerekiyor. Yüz temizliği de çok önemli. Sabah ve akşam olmak üzere en az iki defa yüzümüzü yıkamamız, dişlerimizi fırçalamamız gerekiyor. Ortak havluların özellikle toplu yaşanan yerlerde kullanılmaması daha uygun olacaktır. Ortak kullanılan bardaklar, tabaklar, kaşıklar, çatalların mutlaka çok iyi şekilde, uygun makinelerde, uygun deterjanlarla belirli sürelerde yıkanması gerekiyor.''

''ÖNEMSİZDİR, ATLATIRIZ DİYE İHMAL EDİYORUZ''

Hastalık belirtisi taşıyan kişilerin başka insanları da düşünerek mutlaka doktor kontrolünden geçmesi gerektiğini kaydeden Doç. Dr. Topbaş, ''En çok ihmal ettiğimiz noktalardan biri 'Nasıl olsa gribal enfeksiyondur, önemsizdir, atlatırız' diye bakılması. Ama değişimler nedeniyle gribal enfeksiyonlar oldukça etkili olabilir ve başka insanlara da bulaşabilir. Özellikle okul çağı ve öncesi çocuklarla süt çağındaki çocukluk döneminde bu tür enfeksiyonlar ölümlere neden olabilmektedir'' diye konuştu.
Topbaş, 65 yaşın üzerindeki kişilerde astım ve kronik akciğer hastalığı olanlar ile bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaç kullanan insanlarda bu hastalıkların ölümle sonuçlanabileceğine dikkati çekerek, ''Grip olduğumuzda sadece kendimizi değil çevremizdekileri de düşünmeliyiz. Ülkemizde 65 yaş üzerindeki insanlara astım ve kronik akciğer hastalığı olanlara grip aşısı ücretsiz yapılabiliyor. Bu aydan itibaren aşı olunabilir, tam zamanıdır'' dedi.

''SİGARA KULLANIMINI AZALTMAMIZ GEREKİYOR''

Bu tür enfeksiyonların artmasına neden olan etkenlerden birinin de sigara kullanımı olduğunu söyleyen Topbaş, ''Sigara kullanımını azaltmamız gerekiyor. Çünkü sigara kullananlarda bu tür enfeksiyonlar daha ağır seyredebiliyor. Akciğer hastalığına zemin hazırlama ve tedavilerinde başarısızlıklara zemin hazırlaması nedeniyle sigaranın mutlaka bırakılması gerekiyor. Son çıkarılan yasa, toplumun ve sigara kullanmayanların korunması açısından çok önemli bir işlev görüyor'' diye konuştu.

Doç. Dr. Topbaş, hem önlem hem de hastalığa yakalandıktan sonraki süreçte beslenmeye de dikkat edilmesi gerektiğini belirterek, şunları kaydetti:

''Aşırı beslenmeden çok, sıvı alımını düzenlememiz gerekiyor. Hasta olsak da olmasak da bol sıvı, su, çay, süt, meyve suları, ada çayı ve karanfil çayı gibi bitkisel çayların bol miktarda tüketilmesi gerekir. Çünkü virüsün akciğerden ve solunum sistemimizden atılabilmesi için su alınması şarttır.''


  #3  
Alt 18-10-2009, 04:08
 
Standart Cevap: Gripten Korunma Yolları

benim grip olmam yasak ellam :D

olursam kulağıma tüp takılcak

teşekkürler...


  #4  
Alt 03-11-2009, 17:57
 
Standart Elma, üzüm, vişneyle güvenlik kalkanı

Elma, üzüm, vişneyle güvenlik kalkanı

Nezle ve grip gibi hastalıklar vücudun dirençsiz anını kolluyor. Uzmanlar, direnci yüksek tutmak ve soğuk kış günlerine hazır olmak için daha çok meyve ve sebze tüketilmesini öneriyor.



Dünya Sağlık Örgütü ve Sağlık Bakanlığı tarafından da desteklenen, “Günde en az 5 meyve tüketin” mesajı ile bir kampanya yürüten Meyve Suyu Endüstrisi Derneği (MEYED) Genel Sekreteri Ebru Akdağ, içinde bulunduğumuz soğuk algınlığı mevsiminde sarı ve kırmızı meyvelerin ağırlıklı olarak tüketilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Çoğu zaman soğuk algınlığı denince akla bile gelmeyen elma, üzüm, vişne ve şeftali aslında vücudun sağlığı için koruyucu bir kalkan oluşturan meyvelerin başında geliyor.

Tüm bu meyvelerin kış meyvesi olmaması nedeniyle uzmanlar, söz konusu meyvelerin içerdiği vitaminlerin meyve sularından alınmasını öneriyor.
Dünya Sağlık Örgütü ve Ulusal Kanser Enstitüsü sağlıklı bir yaşam için günde 5 ile 9 porsiyon meyve ve sebze tüketilmesinin önemini vurguluyor. Bir bardak meyve suyu da bir porsiyon meyveye eş değer olarak kabul ediliyor.

C VİTAMİNİ İHTİYACININ YARISINI KARŞILIYOR
Bağışıklık sistemini güçlendirmek, soğuk algınlığı ve gripten korunmak deyince, içerdikleri C vitamini ve folik asit ile öksürüğü azaltan ve genel olarak vücudun direncini koruyan portakal ve limon, ilk akla gelen meyveler oluyor. Oysa ki, hem çocuk hem de yetişkinlerin tüketebileceği farklı türdeki meyveler ile vücudun direncini artırmak mümkün.

ATEŞLİ HASTALIKLARA KARŞI VİŞNE SUYU
Vişne, ateşli hastalıklara karşı savaşta etkili rol oynuyor. Asitleşen kanı temizlemeye yardımcı olarak ateşi düşürücü özelliği bulunan, A vitamini ve potasyum bakımından zengin olan bu ekşi meyvenin suyu, susuzluğu gidermek için en doğru seçenekler arasında karşımıza çıkıyor. Mide ve karaciğerin de düzenli olarak çalışmasını sağlayan vişne suyu, vücuttaki sıvı fazlasının da dışarı atılmasına son derece yardımcı oluyor.

KAYISI VE ŞEFTALİYLE GRİBE SAVAŞ AÇIN
Grip ve soğuk algınlığına karşı A vitamini ve B3 vitamini ile kalsiyum, magnezyum, potasyum ve fosfor yönünden zengin olan kayısı, halk tarafından çok bilinmemesine rağmen, bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Lifli bir meyve olan kayısı, sinirleri de gevşetmeye ve dinlenmeye yardımcı oluyor. Kayısıda bulunan vitaminlere ek olarak, C vitamini, folik asit, betakaroten ve potasyum içeren şeftalinin tüketimi, gribe karşı vücudun savunma mekanizmasını güçlendiriyor. Hem şeftali hem de kayısı suları, yaz mevsimi dışında da suyuna rahatlıkla ulaşabileceğimiz meyvelerin başında geliyor.

ZİHİNSEL YORGUNLUK İÇİN ELMA
Bağışıklık sistemini güçlendirici özelliğe sahip olan ve B3 ile E vitamini il potasyumdan zengin elma, grip ve soğuk algınlığını tetikleyen bedensel ve zihinsel yorgunlukların giderilmesinde etkin rol oynuyor. Örneğin; her sabah çantamıza bir adet meyve atabilir, yemeğin yanında bir bardak elma suyu tüketebiliriz.

SİHİRLİ İKSİR ÜZÜM SUYU
Uzmanlar tarafından sihirli iksir ve bitki sütü olarak da adlandırılan doğal kalkanlarımızdan üzüm suyu, bileşimindeki zengin vitamin ve mineraller ile vücudun günlük ihtiyacını karşılayabiliyor. Bol miktarda A, C vitamini ve demir ile potasyum içeren üzüm suyu ise vücudun hastalıklara karşı daha dirençli olmasını sağlıyor. İçeriğinde bol miktarda C vitamini bulunan antioksidan özellikli üzüm, bedensel ve zihinsel yorgunlukları gideriyor. Üzümün suyu da, sonbahar ve kış aylarında gereksinim duyulan enerjiyi vücuda kolayca sağlaması ve toksinlerden vücudu arındırması nedeniyle öneriliyor.

SAĞLIKLI ÇEREZ NİYETİNE BİR AVUÇ YABAN MERSİNİ
Çok eski zamanlardan beri boğaz ağrısı ve sindirim sistemi rahatsızlıklarının tedavisinde, aynı zamanda idrar söktürücü olarak kullanılan yabanmersini yeniden keşfediliyor. Karışık meyve suları bileşenlerinde sıkça karşımıza çıkmaya başlayan bu mor meyve, muhteşem bir antioksidan. Flavonoidler ve demir bakımından zengin olan bu meyvenin suyu ise vücuttaki stresi alarak rahatlamaya yardımcı oluyor. Özellikle son dönemde karşımıza çıkan karışık meyve sularının vazgeçilmez meyvelerinden biri haline gelen yabanmersini, cildin sağlam ve taze görünümünde de büyük bir rol oynuyor.

MEYVEYİ BULAMIYORSAN SUYUNU İÇİN
Önerilen tüm meyvelerin her mevsimde bulunması ve tüketilmesi mümkün olmadığından, en pratik alternatif olarak karşımıza meyve suyu çıkıyor. Son dönemlerde, çeşitli meyvelerin bileşiminden oluşan farklı tatlarla her türlü damak tadına hitap eden meyve suları, tüketicilere daha fazla seçenek sunuyor.

Uzmanların da sık sık vurguladığı gibi, günde 5 porsiyon meyve ve sebze tüketimi sağlıklı bir yaşamın vazgeçilemez koşullarının başında geliyor. Her mevsimde ve yoğun hayat temposu içerisinde, meyve ve sebze tüketemiyoruz diye üzülenlerin yardımına meyve suları koşuyor. Meyve suları içerdikleri vitamin, mineral ve antioksidan etki gösteren bileşikleri ile günlük vitamin ihtiyacımızı karşılamanın yanı sıra, vücut direncini dengede tutuyor.


  #5  
Alt 12-11-2009, 06:26
 
Standart Cevap: Gripten Korunma Yolları

bilgilendirme için teşekkürler saol


  #6  
Alt 12-10-2010, 21:32
 
Standart Grip mevsimini hasta olmadan atlatın!

Grip mevsimini hasta olmadan atlatın!

Memorial Ataşehir Hastanesi Göğüs Hastalıkları Bölümü'nden Uz. Dr. İlkay Keskinel, sizi günlerce yatağa düşürebilecek grip ve korunma yolları konusunda bilgi verdi.



Güzel yaz günlerinin geride kalmasıyla kış artık kapıda. Soğuyan havalar ile alışveriş merkezlerinde; eğitim döneminin başlamasıyla da okul, servis gibi kapalı ortamlarda daha çok vakit geçirmeye başlandı.

Bu durumda kişiler arası yakın temasın artması; çevrenizde elinde kağıt mendil, burnu silinmekten kızarmış ve sürekli hapşırdığını gördüğünüz pek çok kişinin sizi solunum yolu enfeksiyonları ile karşı karşıya bırakmasına sebep olacaktır.

Güçlü bir bağışıklık sistemi, enfeksiyonlar dahil pek çok hastalıkla baş edebilse de, mikrobik hastalıkların bulaşmasını önleyecek bazı önlemler mutlaka alınmalıdır.


Grip, bir virüs hastalığı olduğundan antibiyotik tedavisine yanıt vermez

Mevsim değişikliğine bağlı olarak aynı gün içerisinde sıcak ve soğuk havayı birlikte hissedebilmekteyiz. Bu tür hava değişimleri gribe yakalanma riskinizi artıran en önemli nedenlerden biridir.

Grip, çoğunlukla sonbahar ve kış aylarında görülen, hastalığı taşıyan kişilerin öksürmesi ya da hapşırması ile havaya yayılan damlacıklarla ve doğrudan temasla bulaşan bir hastalıktır. Kuluçka dönemi, 1-4 gün arasındadır.

Belirtilerin başlamasından önceki 24 saat ve sonraki beş gün kişinin bulaştırıcılığı devam eder. Gribin belirtileri arasında ateş, boğaz ağrısı, burun akıntısı, hapşırık, öksürük, baş ağrısı, kaslarda ve eklemlerde ağrı ve halsizlik sayılabilir.

Genellikle 1-2 hafta içinde iyileşme görülür. Ancak yaşlılarda, diyabetlilerde, altta yatan böbreğe, kalbe ya da solunum sistemine ait kronik hastalığı olan kişilerde daha ağır seyredebilir. Bunun yanında zatürre gibi hastalıklara da zemin hazırlayabilir.

Grip, bir virüs hastalığı olduğundan antibiyotik tedavisine yanıt vermez. Hastalara bol sıvı almaları, yatak istirahati ve belirtilere yönelik ilaçlar önerilir. Virüse yönelik ilaçlar erken dönemde faydalı olmaktadır.

Okul servisleri ve toplu taşıma aralarında dikkatli olun

Pek çok enfeksiyon hastalığında olduğu gibi, solunum yolu enfeksiyonlarından korunmada da alınacak en önemli tedbirlerden ilki uygun el temizliğidir.

Gün içinde her türlü ortamla temas eden ellerimiz, dış ortamdaki pek çok mikrobun vücuda taşınmasında rol alabilir. Özellikle ortak kullanılan eşyalar, toplu taşıma araçları, okul servisleri hastalıkların bulaşmasını sağlayacak ortamlardır. Tüm bunlara ek olarak; kapı kolu, elektrik düğmesi, klavye, telefon ahizesi gibi eşyalara daha önceden hasta insanlar temas etmişse, bulaştırtıcı olabilirler. Bu yüzeylerin belli aralıklarla temizlik malzemeleri ile temizlenmesi korunmada etkili olabilir. Bunun dışında, her türlü ortak yüzeye temas ya da tokalaşma sonrası, ellerin ağız, burun, yüze sürülmemesi, ellerin sabunlu etkin bir biçimde iyice yıkanması uygun olacaktır.

Ellerin yıkanmasının mümkün olmadığı durumlarda, el dezenfektanlarından da faydalanılabilir. Hasta kişilere temastan kaçınılması, ev halkından biri hasta ise, hasta kişiye ait havlu, nevresim, tabak, bardak gibi eşyaların ortak kullanılmaması gerekmektedir.

Hasta kişinin eşyaları ile temastan sonra da ellerin yıkanması önerilir. Ev, ofis gibi ortamların sık sık havalandırmasını sağlamak da uygun olacaktır.

Yumurta alerjisi olanlar aşı yaptırmamalı

Gripten korunmada gripli kişilerle temastan kaçınılması, ellerin sık sık yıkanmasının yanı sıra grip aşısı da önerilebilir. Grip virüsü sürekli tip değiştiren bir virüs olduğundan Dünya Sağlık Örgütü her yıl o sene sık görülen virüs tiplerini belirlemekte ve aşı buna göre hazırlanmaktadır.

Aşı, 3 tip ölü virüs içermektedir. Uygulandıktan sonra etkisinin ortaya çıkması 10-15 gün kadar bir süre almaktadır. Bu nedenle sonbahar başlarında yapılması önerilmektedir. Tüm kış boyunca yapılmasının bir sakıncası yoktur, erken yapılmasının nedeni, bağışıklığın bir an önce başlamasının sağlanmasıdır. Bu arada, çoğunlukla koruyucu olsa da grip aşısı yapılması, kişinin o yıl asla grip olmayacağı anlamına gelmez.

Aşının koruyuculuğu, yüzde 60-80 arasında değişmektedir. Ayrıca grip aşısı gribe benzer diğer hastalıklardan (nezle gibi) korumamaktadır

65 yaşın üzerindekiler, bazı akciğer hastalığı olanlar (astım, kronik bronşit gibi), kronik kalp ve damar hastaları, şeker hastaları, kan hastalığı olanlar, bağışıklığı baskılanmış kişiler (uzun süreli kortizon kullanımı, AIDS, kanser tedavisi görenler gibi) grip aşısı yaptırabilirler. Ayrıca, bakım/huzur evlerinde kalanların ve burada çalışan personelin, sağlık personelinin de grip aşısı yaptırması uygun olabilir. Ancak aşı tavuk yumurtasında hazırlandığından dolayı yumurta alerjisi olanların, aşının içeriğine alerjisi bulunanların, "Guillain-Barré Sendromu" adı verilen nörolojik bir hastalığı olanların ve hamileliğinin ilk 3 ayındaki kadınların grip aşısı yaptırmaması gerekmektedir.

6 aydan küçük bebeklere de grip aşısı uygulanmamalıdır. Aşı yapılacağı zaman ateşli bir hastalık geçirmekte olanların da, rahatsızlıkları düzelene kadar aşıyı ertelemesi önerilmektedir.


Kışa girerken bağışıklık sisteminizi güçlendirin!

Kış mevsimine yavaş yavaş girerken hasta olup tedaviyi beklemek yerine hastalık olmadan engellemek en doğru adım olacaktır. Çünkü mikroplara maruz kaldığımızda hastalıkların engellenmesi ya da daha hafif atlatılması, bağışıklık sistemimizin gücü ile orantılıdır.

Bağışıklık sistemi, pek çok hücre ve organı içeren, oldukça komplike bir sistemdir. Bu sistem sayesinde enfeksiyonlar ve kanserler gibi hastalıklardan korunuyoruz. Doğuştan gelen bazı bağışıklık yetmezliklerinin yanı sıra, yeterli beslenmeme, ruhsal stres ve bazı bağışıklık baskılayıcı ilaçlar bu sistemin dengesini bozabiliyor.

Sağlıklı bir bağışıklık sistemine sahip kişiler çevresel faktörlerin etkisiyle kolay kolay hasta olmazken, bağışıklık sistemi zayıfladığında zararsız görünen mikrobik hastalıkların bile ölümle sonuçlanması söz konusu olabiliyor.

Bağışıklık sisteminizi üçlendirmek için şu önerileri mutlaka göz önünde bulundurun:

Bağışıklık sisteminin iyi çalışmasının anahtarı, dengeli beslenmektir. Bunu başaran "sihirli" bir besin yoktur; ancak önemli olan sağlıklı koşullarda üretilmiş ve hazırlanmış besinleri, dengeli bir biçimde tüketmektir.

Yeterli protein alın. Protein kaynağı olarak hayvansal ve bitkisel proteinleri dengeli bir biçimde tüketin.

Çiğ sebze-meyve ile beslenin. Sebze ve meyveler içerdikleri doğal vitaminler ve diğer antioksidanlar aracılığıyla, bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı olurlar.

Probiyotiklerden yararlanın (yoğurt, kefir...). Bu tür besinler, mide-bağırsak sistemindeki bağışıklık sistemi elemanlarının sağlıklı işleyişinde rol almaktadır.

Uykunuzu alın. Yalnızca yeterince uzun süre uyumak değil, "kaliteli" uyku uyunması da bağışıklık sisteminin sağlıklı işleyişi açısından önemlidir.

Egzersiz yapın; ancak aşırıya da kaçmayın. Düzenli yapılan egzersizin enfeksiyon riskini azaltmaktadır. Tam tersine aşırı ve düzensiz egzersiz, bağışıklık sisteminin işleyişini olumsuz etkileyebilir.

Mutlaka bol sıvı alın.

Hazır içecekler yerine doğal, taze sıkılmış meyve sularından yararlanın.

Çay için. Yeşil çay "kateşin" adı verilen bir antioksidanı bolca içermektedir. Çaydaki polifenoller, pek çok hastalığa neden olabilen oksidan maddelerle savaşılmasına yardımcı olmaktadır.

Sigaranın, bağışıklık hücrelerinin yanıtını bozduğu bilinmektedir bunun için sigaradan vazgeçin, pasif olarak sigara dumanına maruz kalmamaya çalışın.

Aşırı yağ tüketiminden, özellikle "trans yağlar"dan kaçının. Gereğinden fazla yağlı besinler tüketmenin bağışıklık sistemini olumsuz etkilediği gösterilmiştir. Kilonuzu ideal aralıkta tutmaya çalışın. Hızlı kilo kaybı, bağışıklık sistemini zayıflatmaktadır. Bilinçsiz, hızlı kilo kaybettiren diyetlerden kaçının.

Temizlik maddelerinin aşırı kullanımı ile cildinizin sağlıklı ve normal bakteri dengesini bozmayın.

Hekim kontrolünde olmadan alınan gereksiz antibiyotik kullanımından kaçının.

Hayata olumlu bakın, bol bol gülün.


  #7  
Alt 04-12-2010, 11:21
 
Standart Cevap: Gripten Korunma Yolları

Gripten Korunma Yolları

Gripten korunmanın pek çok yolu var. Düzenli olarak yapacağınız ufak alışkanlıklar, kışı hastalığa yakalanmadan geçirmenize yardımcı olacaktır!

Beslenme:
Sağlıklı ve vitamin açısından zengin besinler yiyin. A, C, ve E vitaminleri antioksidan özelliğe sahiptir. Soğan, sarımsak, grip virüslerini öldüren bitkisel yağlar içerir.

Sıvı alımı:

Her gün en az 2 litre su için. Su, vücut ısısını dengede tutar. Toksinlerin atılmasına ve vücut fonksiyonlarının düzenli çalışmasına yardımcı olur.

Giyim:

Ayaklarınızın üşümemesine dikkat edin. Kalın çoraplar ve sıcak tutacak ayakkabılar giyin. Hava çok soğuk olduğunda eldiven, bere ve atkı kullanın.

Uyku:

Yeterince uyumaya özen gösterin. Soğuk mevsimlerde vücudun enerji ihtiyacı artar. Bu yüzden daha uzun süre dinlenmek gerekir.

Güneş ışınları:

Bol bol dışarı çıkın. Güneşli havalarda evde oturmayın. Güneş D vitamini eksikliğini karşılar.

Egzersiz:

Haftada en az 2 kez egzersiz yapın. Egzersiz sinir sisteminizi düzenler. Ayrıca vücudun koruma mekanizmasını güçlendirir.

Soğuk duş:

Her sabah ılık bir duş alın. Ilık su, özellikle burun ve gırtlak bölümündeki kan dolaşımını düzenler ve virüslere karşı iyi savunma oluşturur.


  #8  
Alt 09-08-2011, 12:51
 
Standart Gripten korunma yolları

Gripten korunma yolları

Soğuk havalarla birlikte kış hastalıklarının da görülme sıklığı arttı. Memorial Hastanesi'nden diyetisyen Şefika Aydın Selçuk, soğuk algınlığından korunmak için şu önerilerde bulundu:



Bol bol taze sebze ve meyve yiyin.

Enfeksiyondan korunmak için balık, süt ve yumurta tüketmeye çalışın.

E vitaminini fındık, ceviz ve bademden alabilirsiniz.

Yoğurt ve kefir sizi hastalıklardan korur.

Soğuk havalarda bitki çayı içmeye özen gösterin.

Ara öğünlerde kayısı tüketin.

Her gün mutlaka bir adet nar yiyin.

Bir tutam maydanoz günlük C vitamini ihtiyacının çoğunu karşılar. Bol bol tüketin.


  #9  
Alt 13-11-2011, 21:01
 
Standart Gripten korunmanın en etkin yolu

Gripten korunmanın en etkin yolu

Mevsim geçişlerinin yaşandığı dönemlerde soğuk algınlığı ve grip gibi hastalıkların görülme sıklığı artıyor. Uzmanlara göre ise bu hastalıklardan korunmada en büyük rolü doğru ve dengeli beslenmek oynuyor.



Doğru besinlerle gribe “dur” demenin mümkün olduğunu söyleyen Diyetisyen Şefika Aydın Selçuk, vücutta çinkonun eksik olmasının hastalık oluşumunu hızlandırdığını belirtiyor.

“Vücutta çinko eksikliği; fiziksel, nörolojik ve psikolojik gelişmeyi yavaşlatabilir ve yaşamı tehdit eden enfeksiyonlarla mücadelenizi zayıflatabilir. Bunun için vücuda çinko takviyesi yaparak bu durumu tersine çevirebilirsiniz. En iyi çinko kaynakları; kırmızı et ve kabuklu deniz ürünleri ile karaciğer gibi hayvansal kaynaklı besinlerdir. Yine fındık, ceviz, fıstık gibi kuruyemişler, süt, peynir ve kuru baklagillerden de destek alabilirsiniz” diyen Selçuk, soğuk alınlığı ve gripten korunmak için şu önerilerde bulunuyor:

BİTKİ ÇAYLARINI İHMAL ETMEYİN
“Özellikle kuşburnu, ıhlamur, ahududu, böğürtlen, antioksidan yönünden zengin olduğu için bu dönemde tercih edilebilir. Limonla zenginleştirerek, kendinize doğal bitki çayları karıştırabilirsiniz.

HER NAR TANESİ BİR İLAÇTIR
Nar meyvesi ismini Latincede çok tohumlu anlamına gelen pomegranateden almıştır. Güçlü antioksidant flavonoidler nar suyunun rengini sağlarlar. Nar antioksidan ve anti-tümör etkisinden dolayı ilaç olarak da tanımlanabilir.

ANİ ISI DEĞİŞİMLERİNDEN BAL İLE KORUNMAK MÜMKÜN
Bal, enerji veriminin dışında karasal iklime sahip ve gün içi ısı farkının fazla olduğu bölgelerde soğuğa ve soğuk algınlığına karşı; ağız, boğaz ve bronşlardaki rahatsızlıklarda ve enfeksiyonlarında doğal bir ilaç olarak kullanılmaktadır. Bu özellikler balın antimikrobiyel etkisinin yanı sıra; baldaki fruktozun doku ve kasları yumuşatıcı ve gevşetici özelliğinden kaynaklanmaktadır. Balın yaraların ve enfeksiyonların iyileşmesini sağlamak için kullanımı önerilmiştir.

C VİTAMİNİ SAVUNMA SİSTEMİNİ GÜÇLENDİRİR
C vitamini vücuttan zararlı maddelerin atılmasını sağlar, savunma sistemini güçlendirir. Yeşilbiber, maydanoz, tere, roka, karnabahar, ıspanak, portakal, limon, mandalina, kuşburnu gibi besinler bol miktarda C vitamini içerir. C vitamini kaybını önlemek için salatalar da meyve suları gibi tüketilmeden hemen önce hazırlanmalıdır. Hem kış hem de yaz aylarında düzenli bir beslenme programı için; et, süt, sebze, meyve ve tahıllardan oluşan besin gruplarının dengeli bir biçimde alınması gerekir. Özellikle taze sebze ve meyveler, soğuk havalarda da sağlıklı kalmak isteyenlerin imdadına yetişmektedir. Yumurta, süt, balık, ıspanak, portakal, havuç, yeşilbiber, kayısı gibi sarı, turuncu ve yeşil sebze ve meyvelerde bulunan A vitamini güçlü bir antioksidandır. Bu besinlerin belirli ölçülerde tüketilmesi hastalıklardan korunmada önemli rol oynar.

BIRAKIN YOĞURT VE KEFİR SİZİ KORUSUN
Yoğurt ve kefir florayı güçlendirerek gastrointestinal sistem enfeksiyonlarına karşı direnç oluşturur, immün fonksiyonlara (bağışıklığa) destek verip, anti-tümör özellik gösterir.

SARIMSAĞIN FAYDASI KOKUSUNDAN AĞIR BASIYOR
Sarımsağın yapısında bol miktarda su, fruktoz içeren karbonhidratlar, kükürt bileşikleri, protein, lif ve serbest amino asitler bulunur. Sarımsak ayrıca yüksek miktarda saponin, fosfor, potasyum, kükürt, çinko, orta miktarda selenyum, A ve C vitaminleri ile az miktarda da kalsiyum, magnezyum, sodyum, demir, manganez ve B kompleks vitaminlerini içerir. Sarımsağın bağışıklık sisteminin baskılanmasını önleyerek kansere karşı etkili bir silah olabileceği belirtilmektedir.

BİR TUTAM MAYDANOZ C VİTAMİNİ İHTİYACININ ÇOĞUNU KARŞILAR
Maydanoz bir provitamin A (Beta karoten) kaynağıdır. Bu özelliği ile görme gücü, kılcal damar sisteminin ve tiroid bezinin fonksiyonları üzerinde etkilidir. Maydanoz yaprakları vitamin ( A,C,K ), demir, potasyum, kükürt, kalsiyum, magnezyum yönünden zengindir.

E VİTAMİNİNİ FINDIK, CEVİZ VE BADEMDEN ALABİLİRSİNİZ
E vitaminin vücut çalışmasındaki en önemli görevi, antioksidan özelliğidir. En zengin kaynakları; fındık, ceviz, badem gibi yağlı tohumlar, sıvı yağlar, yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller, tahin gibi besinlerdir. Balık, balık yağı, fındık ve cevizde bulunan omega-3 yağ asitleri güçlü bir antioksidandır ve bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde etkilidir. Ayrıca zeytinyağı, fındık yağı gibi sıvı yağlarda bulunan omega-9 yağ asitleri de bağışıklık sistemini olumlu etkiler.

ARA ÖĞÜNLERDE KAYISI TÜKETİN
Kayısı, mineral maddelerden, potasyum ve vitaminlerden ß-karotence çok zengindir. A vitaminin öncül maddesi olan ß-karoten, vücudu ve organları saran epitel doku, göz sağlığı, kemik, diş gelişmesi ve endokrin bezlerinin çalışması için gereklidir. Bu görevlerinden başka A vitamini üreme ve büyümede, enfeksiyonlara karşı vücut direncinin artmasında önemli rol oynar. Ayrıca A vitamini organizmanın ve sağlıklı hücrelerin direncini artırarak kansere karşı koruyucu görevi yapmaktadır.

EN ZENGİN MEYVE KİVİ
Kivinin 100 gramında ortalama 100-400mg C vitamini bulunur. Ayrıca magnezyum içeriği bakımından da en zengin, yüksek potasyum miktarı ve düşük sodyum ile yine meyveler içerisinde ön sıralarda yer almaktadır. E vitamini, bakır, fosfor, B2 vitamini ve A vitamini bakımından da iyi bir içeriğe sahiptir.”


  #10  
Alt 19-01-2012, 16:10
 
Standart Ev ve ofisinizi havalandırın

Ev ve ofisinizi havalandırın

Havanınsoğumasıyla birlikte kış hastalıkları da arttı. Dr. Back-Up danışmanlarından Dr. Ayhan Tokgöz, "Solunum yollarını etkileyen kış hastalıklarının başında; grip, soğuk algınlığı, farenjit, sinüzit ve zatürre gelir. Bu hastalıklar özellikle çocukları, hamileleri, yaşlıları ve kronik sağlık sorunları olanları etkiler" dedi. Dr. Tokgöz, en sık görülen kış hastalığı olan gripten korunmak için sigaranın çok içildiği kapalı ortamlarda bulunulmaması gerektiğine dikkat çekerek şunları söyledi: "Basit virüsler gribe yol açar. Korunmak için ise ev ve ofisler düzenli olarak havalandırılmalı, hasta kişiler ortamdan uzaklaştırılmalıdır."


Cevapla

Hızlı Cevap
Mesajınız:
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın
Rastgele Soru

Seçenekler


Seçenekler


Benzer Konular
Gripten korunma ve tedavi yolları Gripten korunma ve tedavi yolları Kışın toplumun neredeyse yarısını etkisi altına alan grip salgını, özellikle küçüklerin sağlığını tehdit ediyor. Uzmanlar; anne-babalara, insanı süründüren bu...
Soğuk algınlığı ve gripten korunma yolları Soğuk algınlığı ve gripten korunma yolları İl Sağlık Müdürü Dr. Yusuf Köksal, soğuk algınlığının çeşitli virüslerin yol açtığı üst solunum yollarının hafif seyirli bir hastalık olduğunu söyledi....
Gripten korunma önerileri Gripten korunma önerileri Grip salgınlarının yaygın olduğu sonbahar ve kış aylarında alacağınız basit önlemler ile gripten korunabilirsiniz. işte sizlere gripten korunmak için önemli tavsiyeler...
Kış aylarında gripten korunma yolları Gripten korunma yolları Gripten korunmak için virüslerin bulaşmasını ve yerleşmesini engelleyecek önlemler alınması gerektiğini belirten uzmanlar, gripten korunmak için öncelikli olarak hijyen...
Gripten Aşısız Korunma Gripten aşısız korunma Bilim insanları grip ve diğer ölümcül virüslerle baş edebilecek bir mekanizma keşfettiler. Bilim adamları, organizmanın "doğal anti-virüs sistemi"ni güçlendirerek grip...

 
Forum Stats
Üyeler: 65,675
Konular : 236,783
Mesajlar: 423,513
Şuan Sitemizde: 231

En Son Üye: gizem01

Sosyal Linkler
Lütfen Facebook Sayfamızı Beğenin



Twitter Butonları





Google+ Butonu



Lütfen Google+ Sayfamızı Çevrenize Ekleyin


Sponsorlu Bağlantılar







Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 11:23.


Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.

DMCA.com

Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için TIKLAYINIZ .
In this web site,illegal sharing is forbidden.If you have any problem/complaint about content's copyrights in our page,please click here to contact us.